SON DAKİKA

1 trilyon dolar dış ticareti 2 trilyon dolara çıkartacağız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hilton İstanbul Bomonti Hotel’de Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Genel Kurulu’nda konuştu.

Bu haber 21 Nisan 2018 - 12:36 'de eklendi ve 20 views kez görüntülendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi 1 trilyon dolar dış ticaret, 2 trilyon dolar milli gelir düzeyine çıkartma hedefimiz var.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının satır başları şöyle;

Dış Ekonomik İlişkiler Kurumu DEİK’in genel kurulunun ülkemiz, milletimiz, iş adamlarımız ve siz değerli üyelerimiz için hayırlara vesile olmasını Allah’tan diliyorum.

İş adamlarımızın DEİK çatısı altında gerçekleştirdiği faaliyetlerine destek oluyoruz.

Ülkemizde iş adamlarımızın meseleleriyle bu kadar yakından ilgilenen ve yurt dışı temaslarında kendilerini bu kadar önde tutan daha önce böyle bir Cumhurbaşkanı oldumu bilmiyorum. Yaptığım tespitlere göre yok. Üstelik iş adamlarımız arasında asla ayrımcılık da yapmadım. Biz isimlerle bu isimlerin kökenleriyle, siyasi duruşyarıyla ilgilenmiyoruz. Onların sadece Türk iş adamı olması bizim için yeter sebeptir. Bizim için önemli olan önümüze getirilen konunun ülkemiz için, milletimiz için, devletimiz için taşıdığı ehemmiyettir. Gerisine teferruat gözüyle bakıyoruz.

İş dünyamızda yakın işbirliği halinde geçirdiğimiz 15 yılda katettiğimiz mesafe ortadadır. Buradaki her bir arkadaşımın yaptıkları işlerin hacmi şirketlerinin değeri 15 yıl öncesine göre onlarca kat artmıştır. Girişimcilerimiz ve yatırımcılarımız için dün ulaşılmaz gibi görünen hedefler hamdolsun bugün sadece zaman ve planlama meselesi haline dönüşmüştür.

İhracatımızın 36 milyar dolardan 160 milyar dolara çıkmasını bu gelişmenin bu özgüvenin neticesi olarak görüyorum. Ama bizim hedeflerimiz çok daha büyük. Türkiye’yi 1 trilyon dolar dış ticaret, 2 trilyon dolar milli gelir düzeyine çıkartma hedefimiz var. Bu konuda iş dünyamızda eskilerin dediği gibi kavilleştik.

“Türkiye tarihinin her döneminde cazibe odağı olmuştur”

İnşallah durmadan yorulmadan bıkmadan çalışacak ve 2023 hedeflerimize ulaşacağız. Türkiye tarihinin her döneminde cazibe odağı olmuş önemini hiç yitirmemiş öyle bir coğrafyanın tam kalbinde yer almıştır. Sadece Avrupa ile Asya ve Afrika kıtalarını değil farklı medeniyetleri farklı kültürleri birleştiren bir konumda bulunuyoruz. Bu bakımdan ülkemizin ekonomik potansiyeli sadece kendi pazarımızla sınırlı değildir. Türkiye merkezli bir ticari girişim bir kaç saatlik uçuşla 30 trilyon milli gelire sahip 1,6 milyar insana ulaşma imkanını elde edebiliyor. Böyle bir ülkede yatırım yapmak kadar cazip birşey olabilir mi?

Sadece 2006 yılından 2017 yılı sonuna kadar Türkiye’ye 180 milyor dolarlık uluslararası doğrudan yatırım gelmiştir. Ama bu da bize yetmiyor. Çünkü hedeflerimiz büyük. Yatırımları daha çok artırmamız gerekiyor. Kendi kaynaklarımızı sonuna kadar kullanacak. Uluslararası yatırımcıları da ülkemize daha çok çekeceğiz. Bu yönde geçtiğimiz haftalarda çok önemli bir adım attık. Proje bazlı teşvik sistemimizi yatırım bedeli 135 milyar lira olan 23 proje ile başlattık. İhrcatımızda 6,3 milyar dolarlık artış ithalatımızda 12,3 milyar dolarlık azalışa yol açmasını beklediğimiz bu yatırımlar sayesinde. 34 bini doğrudan, 134 bini de dolaylı istihdam artışı sağlayacağız. Biliyorsunuz 2023 hedeflerimize ulaşmak için Türkiye’nin mevcut büyüklüğünü yaklışık iki kat daha artırmamız gerekiyor. Türkiye’nin aşması gereken teknik ve psikolojik bir takım engeller var. Yurt içinde ve yurt dışında ekonomimiz ile ilgili değerlendirme yapan kimi çevrelerin önümüze çıkardığı soru işaretlerini etkisiz hale getirmenin yolu teknoloji ve sermaye konusunda yeni yaklaşımlar geliştirmekten geçiyor.

“Tüm uluslararası yatırımcıları bu teşvikten faydalanmaya davet ediyorum”

Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nden yenilenebilir enerji kaynaklarına, yerli otomobilden savunma sanayisine kadar pek çok alanda başlattığımız hamlelerin gerisinde işte bu anlayış vardır. Yüksek teknoloji yatırımlarının çok büyük sermaye çok ciddi kapasite ve bunlarla birlikte yeni ihracat bağlantıları kurmak demek olduğunu elbette biliyoruz. Proje bazlı yatırım teşvik sistemini bu ihtiyacı karşılamak üzere geliştirdik. Özellikle 100 milyon doları aşan büyük projeler için uygulayacağımız bu teşvik sistemi ile yatırımcılara gerçekten cazip imkanlar sağlıyoruz. Gümrük vergisi muafiyetinden, makine, teçhizat ve inşaat harcamalarının KDV istisnasına, kurumlar vergisi indirimine, personel desteğine, finansman katkısına hatta kamu arazilerinin ücretsiz devrine kadar gerçekten çok önemli teşviklerle yatırımcıların karşısına çıkıyoruz. Sizler aracılığıyla tüm girişimcilerimizi tüm uluslararası yatırımcıları bu teşviklerden faydalanmak üzere ekonomi bakanlığmızla temasa geçmeye davet ediyorum.

Türkiye hem siyasette hem de ekonomide kendisine bir adım yaklaşana birakınız üç beş adımı adeta koşarak giden bir ülkedir. Bugüne kadar ülkemizde yol yürüyüpte bundan pişman olan kimse yoktur. Özellikle yatırımcıların memnuniyetini gittiğimiz her yerde bizzat kendilerinden dinliyor ve görüyoruz. Buna karşılık son günlerde birileri ısrarla Türkiye’deki kimi firmaların ve iş adamlarının varlıklarını yurt dışına çıkardığı yönünde tecviratlar üretiyor. Biz bugüne kadar hep ülkemizde yapılan yatırımlar kadar kendi iş adamlarımızın yurt dışında gerçekleştirdiği yatırımlarla da iftihar ettik. Bugün yurt dışında yaklaşık 233 milyar dolar varlığı olan bir ülke durumundayız. Afrika’dan Balkanlar’a kadar gittiğimiz her yerde iş adamlarımızın yatırımlarını izliyor destekliyor teşvik ediyoruz. Küresel düzeyde iş yapan bunun için dünyanın dört bir yanında yatırıma girişen ticari markalarımızın her birine bayrak taşıyıcı kuruluşlarımız gözüyle bakıyoruz. Ekonomik büyüklüğümüz arttıkça küresel düzeydeki yatırım trafiğimiz de elbette hızlanacaktır. Bu konuda en küçük bir sorun yoktur. Ancak, her kim işini ticaretini yatırımlarını büyütmek, geliştirmek, yaygınlaştırmak için değil de para kaçırmak için böyle bir yola tevessül ediyorsa kimse kusura bakmasın onu da affetmeyiz.

“Netici alamayan arkadaşlarımız varsa işte ben buradayım”

Sadece bizim değil, 81 milyon vatandaşımızın eli böyle bir yola tevessül edenlerin hem bu dünyada hem de öteki dünyada yakasında olacaktır. Bu ülkenin ve bu milletin imkanlarıyla büyüyüp gelişen herkese yakışan kazancını da aynı yolda kullanmaktır. Bir kez daha söylüyorum. Bu sözlerim yurt dışında yatırım yapanlara değil. Yurt dışına varlık kaçıranlar varsa onlaradır. Böyle bir davranışın hiçbir makul geçerli izahı olamaz. Çünkü Türkiye’de hiç kimsenin çözülemeyecek sorunu yoktur.

“Türkiye’nin en rahat ulaşılabilir Cumhurbaşkanı ben oldum”

Çok toplantılara katılıyorum. İlla makamda olması şart değil. Katıldığım toplantılarda dahi bu tür şikayeti olanlar şurada kapıda ayakta beni yakalasalar orada bile kendilerini dinler gereğini yaparız. Heralde Türkiye’nin en kolay en rahat ulaşılabilir Cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhurbaşkanlığı tarihinde ben oldum. Çünkü hemen her gün farklı kesimlerin kamuya açık programlarına katılıyor bu vesileyle çok sayıda kişi ile görüşme konuşma imkanı buluyorum.

“Burada mesele kazanmak değil kazanılan para ile ne yapıldığıdır”

Doğru iş için destek isteyen herkesin sonuna kadar yanında oldum ve olmaya da devam edeceğim. Bütün bunlara rağmen ülkesini ve devletini karalayarak yurt dışına gidenler çıkabiliyorsa orada başka problem var demektir.

İş yapmak, para kazanmak tesis ve imkan sahibi olmak belli bir noktaya kadar kişisel ihtiyaçlar içindir. Bu aşama geçildikten sonra atılan her adımın ise ülkeye ve millete karşı sorumluluk boyutu vardır. Sadece kazanmak daha çok kazanmak daha çok kazanmak gibi bir fasit dairenin içine giren iş adamı işte bu sorumluluğunun farkında değil demektir. Yanlış anlaşılmasın ama burada mesele kazanmak değil, kazanılan parayla ne yapıldığıdır. Bunun üzerinde durmamız lazım. Ülkenin yatırıma ihtiyacı olduğu bir dönemde iş adamı parasını yastık edip üstünde uyumayı veya bu anlama gelecek alanlara yönelmeyi tercih ediyorsa sorumluluklarının farkında olup olmadığını öncelikle bir düşünmesi lazım. Hele hele parasını alıp yurt dışına gidene zaten diyecek bir sözümüz kalmıyor.

Dünyanın hangi büyük ekonomisini incelerseniz inceleyin gerisinde en kritik dönemde ülkesinde en doğru alanda yatırım yapan insanların hikayelerini görürsünüz. Bugün hepsi dünya çapında yıldız olan otomotiv, elektronik, beyaz eşya, gıda, tekstil, petro kimya, metal, turizm markalarının her biri hep böyle dönemde ülkesine ve milletine katkıda bulunmak ideali ile yola çıkan girişimciler tarafından kurulmuştur.

Ben hep söyledim söylüyorum örneğin otomotiv sanayiinde Türkiye’nin bu güne kadar yerli ve milli otomobilini üretememesi kusura bakmayın girişimcilerimizin bu noktadaki hassasiyetinin ne noktada olduğunu çok açık net göstermektedir. İnşallah şimdi artık imza safhasına geldik. Arkadaşlarımız imzalarını atacak. Süratle de ortak şirket kurularak yola çıkılacaktır. Hayırlı uğurlu olur inşallah.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.