SON DAKİKA

Anadolu insanı Yunus Emre’yi hiç unutmadı

Bu haber 04 Mayıs 2018 - 11:14 'de eklendi ve 14 views kez görüntülendi.

Yunus Emre, Anadolu’nun bağrından yetişti. Dervişlik yoluna düştükten sonra şairliği başladı. Öyle yalın, öyle derin, öyle güzel şiirler yazdı ki Anadolu halkı onu hiç unutmadı.

“Ben Yunus-u biçareyim/Baştan ayağa yareyim/Aşk elinden avareyim/Gel gör beni aşk neyledi” demiş, ilahi aşkla yaşayıp ilahi aşk ile göçmüştü. Yunus Emre, aradan yüzyıllar geçmesine rağmen hala yaşıyor, şiirleri ilk günkü tazeliğiyle dilden dile dolaşıyor. Bugün adı dünyanın 50’den fazla noktasında kurulan, Türk dilini ve kültürünü dünyaya tanıtan Yunus Emre Enstitüsü’nün kültür merkezlerinde yaşatılıyor. Büyük ozan, aynı zamanda her yıl 1-7 Mayıs tarihleri arasında “Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası” kapsamında anılmaya devam ediyor.

Hacı Bektaş Veli ile tanışma

Büyük tasavvuf şairi Yunus Emre’nin hayatı hakkında ne yazık ki çok fazla bilgi bulunmuyor. Yazılanlar ise daha çok menkıbelere ya da şairin kendi eserlerinden elde edilen ipuçlarına dayanıyor. Bilinen şu ki; Yunus Emre 13. Yüzyılda, bugün Eskişehir sınırları içinde kalan Sarıköy’de dünyaya geldi. Çocukluğunu Sarıköy’de geçirdi.

Anlatılanlara göre senelerden birinde, Yunus’un yaşadığı köyde büyük kıtlık olur. Köyün yaşlıları, Yunus’u buğday istemesi için Sulucakarahöyük’e, Hacı Bektaş Veli’ye gönderir. Hacı Bektaş Veli’yle ilk defa orada tanışan Yunus Emre, çok etkilenir. Ve derviş olmak istediğini söyler. Hacı Bektaş Veli, bunun üzerine kendisini Anadolu ereni Tapduk Emre’nin dergahına yollar. Yunus, böylece dervişler yoluna girmiş olur.

Taptuk Emre dergahında yetişti

Taptuk Emre, Yunus’u kendi evladı gibi sahiplendi. Rivayete göre Yunus Emre, 40 yıl boyunca dergaha hizmet etti. Ardından Taptuk Emre’nin icazetini alarak dergahtan ayrıldı. Anadolu’yu karış karış gezdi. Döndüğünde artık, büyük bir gönül adamı ve ünü diyardan diyara dolaşan bir dervişti. Dağlarda, bozkırlarda dolanarak yazdığı şiirler dervişler vasıtasıyla Anadolu ve Rumeli’ye yayıldı.

Yunus Emre’nin eserleri incelendiğinde derin bir din ve tasavvuf kültürü görülür. Ölüm, doğum, Allah’ın adaleti, insan sevgisi Yunus Emre’nin işlediği temel konulardır. Anadolu’da gelişen Türk dilinin kurucusu sayılan Yunus Emre’nin en büyük özelliği, eserlerini herkesin anlayabileceği yalın bir dille yazmasıdır.

Şiirleri aynı zamanda Türkçenin geçmişine de ışık tutar. Günümüzde unutulmuş pek çok kelimenin kullanılış biçimleri, yapıları ve anlamları onun eserlerinde yer alır.

Divan ve Risaletü’n Nushiyye

Yunus Emre hem aruz ölçüsü hem de hece ölçüsüyle şiirler yazdı. Ama onun en ünlü şiirleri, hece ölçüsü ile yazdıklarıdır. Yunus Emre’nin iki büyük eseri bulunmaktadır. Bunların ilki Divan’dır. Yunus Emre’nin düşünce ve duygu dünyasını ortaya koyduğu bu eser, genellikle ilahi tarzında yazılmış şiirlerden meydana gelir. Aruz ve hece vezniyle yazılmış binlerce dizenin yer aldığı Divan’da 400’ü aşkın şiiri yer alır.

Yunus Emre’nin “Risaletü’n Nushiyye” adlı eseri ise, “Nasihatler Kitabı” anlamına gelir. Kitap, aruz ölçüsüyle yazılmış 573 beyitten oluşur.

Türk şiirinin öncüsü ve halk şairi Yunus Emre, 1320’de hayata gözlerini yumdu. Anadolu insanı onu ve şiirlerini hiç unutmadı. Bu öyle bir sahiplenmeydi ki, Anadolu’nun pek çok yerinde Yunus Emre’ye ait olduğu rivayet edilen pek çok mezar ve türbe ortaya çıktı.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.